Kitaplar< Geri dönün

'ÇELİK GÜLERSOY' ANISINA

'ÇELİK GÜLERSOY' ANISINA

Çelik Gülersoy’un ölümü anısına
yakın dostlarının anıları ve
kendisi hakkında yazılanlardan hazırlanmış ve
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu
tarafından,
Mart 2004 tarihinde yayımlanmıştır.

Anı kitabı içinde bir bölüm,
Önder Küçükerman
s. 70-81


'ÇELİK GÜLERSOY' ANISINA 

Çelik Gülersoy’un ölümü anısına
yakın dostlarının anıları ve
kendisi hakkında yazılanlardan hazırlanmış ve
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu
tarafından,
Mart 2004 tarihinde yayımlanmıştır.

Önder Küçükerman; Anı kitabı içinde bir bölüm, s. 70-81

ÇELİK GÜLERSOY NE YAPMAK İSTİYORDU?
KOPAN “…ALTIN ZINCIRIN…” HALKALARINI BİRLEŞTİRMEK Mİ?

Yayın Koordinatörü: Gündüz Serdengeçti
Editör: Ömer Kırkpınar
Kronoloji: Ümit Yürek
Baskı ve Cilt: Acar Matbaacılık A.Ş.

272 sayfa

ISBN 975-7641-42-1

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu yayını, Mart, 2004, İstanbul.
ISBN 975-7641-42-1


İÇINDEKILER

Sunuş, 7
Çelik Gülersoy (Hukukçu / İdareci / Yazar), 8
Çelik Gülersoy’un Yaşamında Kilometre Taşları, 10
T. T. O. K. ve Çelik Gülersoy, 18

Bölüm l: ANILAR

Kardeşim Çelik/Fikret GÜLERSOY, 22
“Işık Adam”/Dr. Kemal ALTINKAŞ, 26
Emanetiniz emin ellerde... / Dr. Arhan APAK, 27
“Duvarı nem, yiğidi gam yıkar” / Süha ARIN, 35
Çelik Bey’le onaltı yıl / Doç. Dr. Sümer ATASOY, 38
Çelik Gülersoy için / Prof. Dr. Aydın AYBAY, 43
Çelik Gülersoy ile Yarım Yüzyıl / Prof. Dr. A. Ülkü AZRAK, 45
Çelik Gülersoy’la Altın Yıllar / Nezih BAŞGELEN, 48
Çelik Bey’le ilgili bazı anılarım/Av. Ertuğrul CEYLAN, 54
Çelik Gülersoy’un Anısına / Y. Mimar Prof. R. Ruşen DORA, 58
İsmi ve eserleri kaldı yadigâr / Ferit EPİKMEN, 60
“Final” ve Sonrası / Dr. Uğur İBRAHİMHAKKIOĞLU, 62
Çelik Gülersoy Ne Yapmak İstiyordu? Kopan “...Altın Zincirin...” Halkalarını
Birleştirmek mi? / Prof. Dr. Önder KÜÇÜKERMAN, 70

Tarihi mirası hayatla buluşturmak / Cengiz ÖZDEMİR, 81
Bir Dostluk-Bir Ömür / Av. Nezihi SANAL, 83
En Değerli Dostumun Ardından... / Prof. Dr. Güler TEMİZKAN, 86


SUNUŞ
Takvimler, 06 Temmuz 2003’ü gösteriyor... Sevenlerini derinden üzen haber, Pazar sabahının ilk ışıkları ile önce Yönetim Kurulu’nu oluşturan bizlere, ardından da tüm üyelere ve Kurum çalışanlarına ulaşıyor. Oysa, bir gün öncesine kadar her şey yolundaydı. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’na yarım asrı aşan süre hizmet eden, İstanbul’un kültür değerlerine ömrünü adayan Başkanımız Sayın Çelik Gülersoy’un, Cumartesi akşamı, çok sevdiği Büyükada’daki Kültür Evi’nde başlayan talihsiz saatlerinin ardından bizleri yalnız bırakacağını nereden bilebilirdik.
O, çok sevdiği İstanbul’a kazandırdıklarının bir o kadarı kadar hizmeti yarım bırakarak ebediyete intikal etti. Ancak, Merhum Gülersoy’un ortaya çıkardığı eserleri görenler, onun kültür yaşamımıza verdiği önemi bilenler, artık bir “Marka” olan adını hiç bir zaman unutmayacaklar.
Yönetim Kurulu olarak, ilk başta, Kurum dergisi olan “Turing Belleteni”ni “Çelik Gülersoy Özel Sayısı” olarak hazırlamak istedik. Ancak, Türkiye’de dergi denince genellikle, şöyle bakılıp bir tarafa konan yayın akla gelir. Bu “İstanbul aşığı” insana ait anılar manzumesinin “ayrı bir kitap” olarak yayımlanmasının daha uygun olacağını ve kütüphanelerin bir köşesinde sonsuza dek yer alabileceğini düşündük. Elinizdeki eser, işte bu düşünce doğrultusunda ortaya çıktı.
Merhum Başkanımız için ne söylense, ne yapılsa az. Ama, defterlerde Çelik Gülersoy hakkında kaleme alınmış on binlerce anıdan sadece bir kısmını bu kitaba aktarabildik. Özellikle seçmedik. Kitaba koyamadığımız anıların sahipleri bu nedenle gücenmesinler. Bu kitaptaki anıların her biri, kitaba koyamadığımız “Çelik Gülersoy Dostları”nın hislerine de tercüman olur kanısındayız.
İmza sahiplerinin yazıları da elbette duygularını yansıtıyor. Her bir isim Merhum’un zaman içinde yakınında bulunmuş, dostları. Yazıların hepsi de bir özlemi, bir tutkuyu dile getiriyor. Merhum Çelik Gülersoy’un vefatı sırasında ya da sonrasında yazılı ve görsel medyada da çok sayıda haber-program yapıldı, makaleler yazıldı.
Bu vesileyle herkese teşekkür ediyor, Gülersoy’un, “40 Yıl Olmuş” adlı kitabından “sitem yüklü” bir alıntıya da burada yer vermek istiyoruz.
“Ben insanlar yüzünden bu dünyada yarım mutlu olabildim. Nedim’in dediği gibi, ancak ‘bir nîm-neş’e’bulabildim”.
Biz de diyoruz ki; belki haklısınız ama, sizi hiç unutmayacağız ve eserlerinize sonsuza dek sahip çıkacağız. İstanbul’a, dolayısıyla bu ülkeye verdiğiniz hizmetler, gelecek kuşaklara ders olacak nitelikte.
Nur içinde yat...

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yönetim Kurulu                  
 

Çelik Gülersoy Ne Yapmak İstiyordu?
KOPAN '… ALTIN ZİNCİRİN… ' HALKALARINI BİRLEŞTİRMEK Mİ?

Dostu, Önder Küçükerman

24 Mart 1969: Turing’in Cila Kokan Havası
24 Mart 1969 tarihinde bir grup genç üniversite hocasıyla birlikte Turing ve Otomobil Kurumu’na üye olmak üzere davet edilmiştim.
Şişli’deki büroya girince, kokusuyla, mobilyasıyla, ve aşırı bir titizlikle dekore edilmiş değişik bir ortamda olduğumu hatırlıyorum. Eski mobilyalarla döşenmiş odada, özenli masası ve giyimiyle çok şık ve kibar birisi oturuyordu: Turing ve Otomobil Kurumu Müdürü Çelik Gülersoy.
Beni çok etkileyen ve uzun süre düşündüren bu büroyu sonradan hep hatırladım.
1960’lı yıllarda böyle bir kurumun merkezi demek, yepyeni bir mimari, düz renkli halılarla döşenmiş ve moda mobilyalarla dolu salonlar demekti. Güzel sanatlar Akademisi’nde bize böyle öğretilmişti.
Oysa Turing’in Şişli’deki bürosunda duyduğum eski koku, genellikle yıkılmış ahşap binaları röleve ederken veya fotoğrafını çekerken karşılaştığım, bir bakıma bize “…terk edilmişliği…” hatırlatan kokuydu…
O yıllarda hepimizin idealinde, yeni yapılmış olan Hilton Oteli’nin mekanları yatardı. Geniş pencerelerin bütün ışığı içeriye taşıdığı, parlak ve geniş salonlar, bütün döşemeyi kaplayan tüylü ve düz renkli halılar ve hafif bir müzik…
Turing’in merkezi beni gerçekten şaşırtmıştı. Böyle klasik mekanlara İtalya’da, Almanya’da, Fransa’da veya Avusturya’da karşılaşılabilirdi. Ama Türkiye hızla değiştiriyordu kendini…
Böyle bir atmosfer içinde ilk kez karşılaştığım Turing ve Otomobil Kurumu Müdür Çelik Gülersoy’un, “… bambaşka şeyler yapmak isteği hemen hissediliyordu.
Galiba kopan bir “Altın Zincir”in halkalarını özenle birleştirmek istiyordu!

Turing’de “Türk Evi” Konuşmaları
Turing’e üyelik kaydımı yaptırmıştım ama, bizim gibi genç asistanların Turing’le ne gibi bir ilişkisi olacağını da doğrusu anlamamıştım. Bu gibi kurumlara genellikle yaşlı başlı, iş sahibi, otomobilleri olan kişiler daha çok yakışmaz mıydı? Ya da otomobil yarışlarına katılan sporcular?
Bu arada Çelik Bey, Akademi’deki çalışmalarımı sordu. “Geleneksel Türk Evlerinde Odalar” isimli bir tez hazırladığımı söyledim. İlgilendi, hocalarımı sordu. Tez jürimin Utarit İzgi, Sedad Hakkı Eldem ve Hamdi Şensoy olduğunu duyunca daha çok ilgilendi ve çalışmamı görmek istedi.
Bir kez daha şaşırmıştım. Türk evi konusundaki bir tezin Turing’le ne gibi bir ilgisi olabilirdi ki?
Ben sadece bir mimari mirasın ve odalarının neler olduğunu ve bunların içinde nasıl yaşanmış olduğunun temel ilkelerini arıyordum. Oysa Çelik Bey’in yarasına dokunduğumu nereden bilecektim?
Turing Genel Müdürünün, Türk eviyle çok yakından ilgisi beni şaşırtmıştı, ama asıl önemli olan, tezimin Turing tarafından yayımlanması önerisi olmuştu. Aslına bakılırsa sevinmiştim.
Gerçekten de bir yıl sonra kabul edilen tezimin Turing tarafından yayımlanma kararı alındı. Dönemin en iyi matbaalarından olan Apa Ofset tarafından basım hazırlıklarına başlandı. Çelik Bey, bu kitabın kapağı ile bile ilgilenmiş, konunun önemli isimlerden Yurdaer Altıntaş tarafından yapılmasını sağlamıştı.
Buradan şunu anlamıştım ki Çelik Bey, geleneksel Türk eviyle bir üniversite hocası kadar ilgili ve bu konuda çok duyarlıydı.

Tarihi Mirasın Arşivini Oluşturma Özeni
Bütün Anadolu’yu dolaşarak, eşim Gözen’in yardımlarıyla ve zorlukla girilen eski evlerde çekilen fotoğraflar ve rölevelerden oluşan zengin arşivimin Çelik Gülersoy’un dikkatini çektiği açıktı.
Ama birden gördüm ki, Çelik Bey benden kat kat fazlasına sahipti. Üstelik bu fotoğrafları, resimleri ve belgeleri sadece koleksiyon oluşturmak için bir araya getirmiyordu.
Onları “… özenle korunması gereken miras gibi sistemli biçimde düzenliyor, ilerideki bir proje için değerlendirme altına…” alıyordu.
Acaba bu arşiv sadece geçmişe duyulan bir özlem miydi, yoksa Çelik Bey’in “… büyük hayat projesinin bir bölüm başlığı…” mıydı?
Gerçekten de bu “…bölüm başlığı…” birkaç yıl sonra tarihi mirasa karşı ilgisini çarpıcı ürünlere dönüştürmeye başlayacaktı…
Turing’in bir odasında motor sporları, diğer odasında sınırlardaki gümrük alanlarının düzenlenmesi, diğer odasında karayolu kurtarma projeleri konuşulurken, Çelik Bey’in odasında, eski İstanbul’daki çiçeklerin isimleri ve resimleri üzerinde konuşuluyordu.
Kısacası Çelik Gülersoy, bir yandan, çevresinde bu konulara karşı duyarlı ekibi genişletiyor, diğer yandan gelecekteki projelerin temelini atıyordu.
“Altın Zincir”in ilk halkalarını birleştirmeye başlamıştı…

...DEVAM EDİYOR...

Bu sitede bulunan resimler ve dökümanlar Önder Küçükerman'a aittir ve izinsiz kullanılamazlar.
Ancak gerekli izin alındıktan sonra ve kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.

© 2015 | Önder Küçükerman